Kredi kartı borçları, modern finansal yaşamın bir gerçeği olmakla birlikte, ödeme güçlüğü yaşandığında hızla hukuki bir uyuşmazlığa dönüşebilmektedir. Borcun ödenmemesi durumunda bankalar veya alacağı devralan Varlık Yönetim Şirketleri (VYŞ), alacaklarını tahsil etmek amacıyla İcra ve İflas Kanunu (İİK) hükümlerine göre icra takibi başlatırlar. Borçlu sıfatıyla bir “Ödeme Emri” tebliğ aldığınızda, bu durum hukuki bir sürecin resmen başladığını gösterir ve atacağınız adımlar, tüm malvarlığınızı etkileyebilecek ciddi sonuçlar doğurur.
“Kredi kartı borcu icra takibi” süreciyle karşı karşıya kalan bir bireyin, panikle hareket etmesi veya tebligatı göz ardı etmesi, telafisi mümkün olmayan hak kayıplarına yol açar. Hukuk sistemimiz, borçluya bu takibe karşı koyması için çok kısa ancak kritik bir süre tanımıştır: 7 (Yedi) Gün.
Bu kapsamlı hukuki rehber, bir hukuk danışmanlık bürosunun uzman bakış açısıyla, ilamsız icra takibine nasıl itiraz edileceğini, itirazın sonuçlarını, itiraz edilmezse karşılaşılacak haciz risklerini ve 7 günlük sürenin kaçırılması durumunda dahi başvurulabilecek hukuki yolları (Menfi Tespit Davası) detaylıca analiz etmektedir. Amacımız, özellikle Adana ve Ceyhan İcra Daireleri ve Mahkemeleri nezdinde bu tür bir takip ile karşılaşan müvekkillerimize, etkin bir hukuki savunma stratejisi sunmaktır.
I. Bölüm: İcra Takibinin Başlangıcı – Ödeme Emri (Örnek No: 7) Nedir?
Kredi kartı borçları, temelde bir “sözleşmesel” alacak olduğu için, alacaklı banka (veya Varlık Yönetim Şirketi), borcu tahsil etmek için mahkeme kararına (ilam) ihtiyaç duymadan, doğrudan icra dairesine başvurabilir. Bu yola “İlamsız İcra Takibi” denir.
A. Ödeme Emrinin Tebliği (Sürecin Başlangıcı)
Alacaklı, icra dairesine bir takip talebi sunduğunda, icra dairesi borcun esasına (borcun gerçek olup olmadığına) bakmaksızın, borçluya bir “Ödeme Emri” (Örnek No: 7) gönderir. Bu belge, borçluya şu mesajı verir:
- Belirtilen borcu (ana para, faiz ve masraflar) ödemeniz gerekmektedir.
- Bu borca itiraz edecekseniz, tebliğden itibaren 7 gün içinde icra dairesine bildirmeniz gerekir.
- 7 gün içinde borcu ödemez veya itiraz etmezseniz, takip kesinleşecek ve malvarlığınıza haciz uygulanacaktır.
B. 7 Günlük Hak Düşürücü Süre: En Kritik Eşik
İcra takibine karşı koymanın temeli bu 7 günlük süredir. Bu süre, tebligatın size veya sizinle aynı konutta oturan birine (veya muhtara) teslim edildiği tarihten itibaren başlar ve “hak düşürücü” niteliktedir. 8. gün yapılan itiraz, hukuken geçersizdir ve takibi durdurmaz.
Bu 7 gün içinde borçlunun önünde üç seçenek vardır:
- Borcu Ödemek: Takip dosyasındaki tüm borcu (faiz ve masraflar dahil) icra dairesinin banka hesabına ödeyerek dosyayı kapatmak.
- İtiraz Etmek: Borcun tamamına, bir kısmına, faize veya yetkiye itiraz ederek takibi durdurmak.
- Sessiz Kalmak (En Tehlikeli Seçenek): İtiraz etmemek ve ödeme yapmamak. Bu durumda takip kesinleşir ve haciz süreci başlar.
II. Bölüm: Kredi Kartı Borcu İcra Takibine İtiraz Prosedürü (Nasıl Karşı Koyulur?)
İcra takibine karşı koymanın hukuki yolu **”itiraz”**dır. İlamsız icra takibinde, borçlunun yapacağı herhangi bir itiraz, haksız bile olsa, icra takibini otomatik olarak durdurur. Alacaklının haciz işlemine devam edebilmesi için, bu itirazı mahkemede kaldırması gerekir.
A. İtiraz Nereye ve Nasıl Yapılır?
- Nereye: İtiraz, ödeme emrini gönderen icra dairesine yapılır. (Örn: Adana 5. İcra Dairesi).
- Nasıl: İtiraz, bir dilekçe ile veya icra dairesine gidilerek sözlü beyanın tutanağa geçirilmesi suretiyle yapılır. En sağlıklı yöntem, hukuki argümanların net belirtildiği yazılı bir dilekçedir.
- Harç/Masraf: İcra takibine itiraz etmek ücretsizdir; herhangi bir harç veya masraf ödenmez.
B. İtiraz Türleri ve Stratejik Önemi
İtiraz dilekçesinde neye itiraz ettiğiniz, davanın geleceğini belirler.
1. Borcun Tamamına İtiraz (“Böyle bir borcum yoktur”)
Bu, en kapsamlı itirazdır. Borçlu, ana para, faiz, masraf dahil olmak üzere dosyadaki tüm alacağı reddeder. Bu durumda, alacaklının (bankanın) itirazı kaldırmak için dava açması ve borcun varlığını %100 ispatlaması gerekir.
2. Kısmi İtiraz (“Borcun şu kısmına itiraz ediyorum”)
Borçlu, borcun bir kısmını kabul edip (örneğin ana parayı) diğer kısmını (örneğin fahiş faizi) reddedebilir.
- Kritik Kural: Kısmi itirazda, borçlunun itiraz ettiği miktarı ve kabul ettiği miktarı dilekçesinde açıkça belirtmesi zorunludur. Aksi halde, itiraz “geçersiz” sayılır.
- Kabul edilen kısım için takip kesinleşir ve haciz devam edebilir.
3. Faize İtiraz (Kredi Kartı Borçlarında En Sık Görülen İtiraz)
Kredi kartı borçlarında alacaklılar (özellikle Varlık Yönetim Şirketleri), genellikle yasal sınırların üzerinde faiz veya hukuka aykırı olarak “bileşik faiz” (faize faiz yürütme) talep ederler.
- Bileşik Faiz Yasağı (TBK m. 100): Türk Borçlar Kanunu, (istisnalar hariç) ana para borcu üzerinden temerrüt faizine tekrar faiz yürütülmesini yasaklamıştır.
- Strateji: Borçlu, “ana parayı kabul ediyorum ancak işlemiş faize, faiz oranına ve bileşik faiz uygulanmasına itiraz ediyorum” diyerek takibi durdurabilir. Bu durumda alacaklı, faiz hesabının doğruluğunu mahkemede bir bilirkişi raporuyla ispatlamak zorunda kalacaktır.
4. Yetkiye İtiraz (İkametgah Dışı Takip)
Kredi kartı sözleşmeleri (Tüketici Sözleşmesi) için yetkili yer, genellikle borçlunun (tüketicinin) ikametgahının bulunduğu yer mahkemesi ve icra daireleridir.
- Örnek: Eğer borçlu Ceyhan‘da yaşıyorsa, bankanın takibi İstanbul’da veya Ankara’da açması durumunda, borçlu 7 gün içinde “yetkiye itiraz” edebilir.
- Önemli: Yetki itirazı, borca itirazla birlikte yapılmalıdır (“Hem yetkiye hem de borcun tamamına itiraz ediyorum”). Sadece yetkiye itiraz edilirse, dosya yetkili icra dairesine (Ceyhan’a) gönderilir ve orada takip devam eder.
III. Bölüm: İtiraz Edilmezse Ne Olur? (Takibin Kesinleşmesi ve Haciz Aşaması)
Borçlu, 7 günlük süreyi sessiz geçirir ve ödeme yapmazsa, kredi kartı borcu icra takibi kesinleşir. Bu, borçlunun o borcu yasal olarak kabul ettiği anlamına gelir.
A. Haciz Sürecinin Başlaması
Takip kesinleştiği anda, alacaklı banka, borçlunun malvarlığına haciz uygulanmasını talep edebilir.
- E-Haciz (Banka Hesapları): Alacaklının talebiyle, borçlunun tüm banka hesaplarındaki paralara elektronik olarak bloke konulur.
- Maaş Haczi: Borçlu bir iş yerinde SGK’lı çalışıyorsa, işverenine maaş haczi müzekkeresi gönderilir. İşveren, borçlunun maaşının en az 1/4’ünü (dörtte birini) kesip icra dosyasına göndermekle yükümlüdür. (Not: Emekli maaşları, borçlunun muvafakati olmadan kural olarak haczedilemez).
- Tapu ve Araç Haczi: Borçlunun adına kayıtlı gayrimenkul (ev, arsa) veya araç (otomobil) varsa, bunlara haciz şerhi konularak satışı engellenir ve ilerleyen aşamada satış (paraya çevirme) süreci başlatılır.
- Fiili Haciz (Ev/İş Yeri Haczi): Alacaklı, icra memurlarıyla birlikte borçlunun evine veya iş yerine gelerek haciz işlemi yapabilir. Ancak İİK m. 82 uyarınca, borçlu ve ailesinin yaşaması için “lüzumlu eşyalar” (buzdolabı, çamaşır makinesi, koltuk takımı gibi temel ev eşyaları) haczedilemez.
IV. Bölüm: İtirazdan Sonraki Aşama – Alacaklının (Bankanın) Açacağı Davalar
Borçlu 7 gün içinde itiraz ettiğinde takip durur. Alacaklı banka, takibe devam etmek istiyorsa, bu itirazı mahkemede ortadan kaldırmak zorundadır. Bunun için iki farklı dava yolu vardır:
A. İtirazın Kaldırılması Davası (İcra Hukuk Mahkemesi)
Bu, hızlı ve basit bir yargılama usulüdür.
- Şartı: Alacaklının elinde İİK m. 68’de sayılan “borç ikrarını içeren” ve imzası borçlu tarafından kabul edilen (veya noter onaylı) bir belge olmalıdır. Kredi kartı sözleşmeleri, hesap ekstreleri ve ihtar percolation bu kapsama girer.
- Süreç: Banka, itirazın tebliğinden itibaren 6 ay içinde İcra Hukuk Mahkemesi’nde bu davayı açar.
- Risk: Mahkeme, sadece belgelere bakar. Borçlunun “borcu ödemiştim ama dekontum yok” gibi sözlü beyanları dikkate alınmaz. Eğer borçlu, borcu ödediğini veya ertelediğini yazılı bir belgeyle kanıtlayamazsa, davayı kaybeder.
- Tazminat Riski: Davayı kaybeden ve haksız itiraz ettiği anlaşılan borçlu, genellikle alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemeye mahkum edilir.
B. İtirazın İptali Davası (Tüketici Mahkemesi / Genel Mahkeme)
Bu, normal bir alacak davasıdır ve daha uzun sürer.
- Şartı: Alacaklının elinde m. 68’deki güçlü belgeler yoksa veya alacaklı daha kapsamlı bir yargılama istiyorsa bu yolu seçer.
- Süreç: Banka, itirazın tebliğinden itibaren 1 yıl içinde (kredi kartı borçları için görevli mahkeme genellikle Tüketici Mahkemesidir) bu davayı açar.
- Yargılama: Bu davada tanık dinlenir, bilirkişi incelemesi (özellikle faiz hesaplamaları için) yapılır, banka kayıtları detaylıca incelenir. Borçlu, borcun neden var olmadığını (zamanaşımı, fahiş faiz vb.) daha detaylı savunabilir.
- Tazminat Riski: Bu davada da haksız itiraz ettiği anlaşılan borçlu, %20 icra inkâr tazminatına mahkum edilebilir.
V. Bölüm: Kredi Kartı Borcunda Özel Hukuki Savunmalar
Borçlunun, icra takibine karşı kullanabileceği teknik ve güçlü savunmalar mevcuttur.
A. Zamanaşımı Def’i (10 Yıl Kuralı)
Kredi kartı borçları, sözleşmesel bir alacak olduğu için Türk Borçlar Kanunu m. 146 uyarınca 10 yıllık genel zamanaşımı süresine tabidir.
- Ne Zaman Başlar? Zamanaşımı, borcun “muaccel” olduğu (talep edilebilir hale geldiği) tarihten itibaren başlar. Kredi kartı borçlarında bu tarih genellikle, hesabın kat edildiği (kapatıldığı) veya son ödemenin yapıldığı tarihtir.
- Nasıl İleri Sürülür? Zamanaşımı, icra dairesi veya mahkeme tarafından resen (kendiliğinden) dikkate alınmaz. Borçlunun bunu açıkça “itiraz” olarak ileri sürmesi gerekir.
- Strateji: Eğer 10 yılı aşan bir borç için takip başlatıldıysa, 7 gün içinde icra dairesine verilecek dilekçede “borcun zamanaşımına uğradığına” dair itirazda bulunulması, takibi durdurur ve alacaklının açacağı davada (itirazın iptali) davanın reddedilmesini sağlar.
B. Menfi Tespit Davası (Borçlu Olmadığının Tespiti Davası)
Bu dava, borçlunun en güçlü silahlarından biridir, özellikle 7 günlük itiraz süresi kaçırıldığında hayati önem taşır.
1. Takipten Önce Menfi Tespit Davası
Borçlu, henüz icra takibi başlamadan, borçlu olmadığının tespiti için bu davayı açabilir.
2. Takipten Sonra Menfi Tespit Davası (7 Günü Kaçıranlar İçin)
Borçlu, 7 günlük itiraz süresini kaçırmış ve takip kesinleşmiş olsa bile, “gerçekte borçlu olmadığını” (örneğin borcu ödediğini, zamanaşımına uğradığını veya senedin sahte olduğunu) düşünüyorsa, bu davayı açabilir.
- Haczi Durdurma: Takip kesinleştiği için haciz işlemleri devam edecektir. Borçlu, hacizlerin durdurulmasını istiyorsa, mahkemeden “ihtiyati tedbir” talep etmeli ve genellikle dosya borcunun %15’i oranında bir teminatı mahkeme veznesine yatırmalıdır.
- Amaç: Bu dava kazanılırsa, icra takibi iptal edilir ve borçlunun borçlu olmadığı kesinleşir.
VI. Bölüm: Varlık Yönetim Şirketleri (VYŞ) ve Hukuki Durum
Günümüzde bankalar, tahsil edemedikleri kredi kartı borçlarını (NPL – Takipteki Krediler) genellikle Varlık Yönetim Şirketleri’ne (VYŞ) satmaktadır.
- VYŞ’nin Rolü: VYŞ, borcu bankadan çok düşük bir bedelle satın alır ancak borçludan borcun tamamını (ana para + yüksek faiz) talep etme hakkına sahip olur. Artık yeni alacaklı VYŞ’dir.
- Borçlunun Hakları: Alacaklının değişmesi, borçlunun borca veya faize itiraz etme, zamanaşımı def’inde bulunma veya menfi tespit davası açma haklarını ortadan kaldırmaz.
- Pazarlık (Sulh) İmkanı: VYŞ’ler, borcu ucuza aldıkları için, genellikle dava ve haciz masraflarına katlanmak yerine borçluyla “indirimli” bir bedel üzerinden anlaşma (sulh) yoluna gitmeye daha yatkındırlar. Bir avukat aracılığıyla yapılacak hukuki temelli bir pazarlık, borcun önemli bir kısmının silinmesini sağlayabilir.
VII. Bölüm: Sonuç ve Adana/Ceyhan Özelinde Hukuki Değerlendirme
Kredi kartı borcu icra takibi ile karşılaşıldığında “ödeme emri” tebligatını yok saymak, verilebilecek en kötü karardır. 7 günlük itiraz süresi, borçlunun tüm hukuki savunmasının temelini oluşturur. Bu süre içinde yapılacak bilinçli bir itiraz (kısmi itiraz, faize itiraz, zamanaşımı itirazı), borçluya zaman kazandırır ve alacaklıyı borcun varlığını mahkemede kanıtlamaya zorlar.
7 günlük sürenin kaçırılması durumunda dahi, “Menfi Tespit Davası” gibi hukuki yollar mevcuttur. Ancak bu durumda süreç, %15 teminat yatırma zorunluluğu ve devam eden haciz işlemleri nedeniyle çok daha sancılı ilerleyecektir.
Özellikle Varlık Yönetim Şirketleri tarafından başlatılan takiplerde, faiz hesaplamaları genellikle karmaşık ve hatalıdır. Bu teknik hesaplamaların tespiti ve bunlara usulüne uygun itiraz edilmesi, ancak bir icra hukuku uzmanının desteği ile mümkündür.
Hukuk Büromuz, Adana ve Ceyhan İcra Daireleri ve Tüketici Mahkemeleri nezdinde, kredi kartı borçlarından kaynaklanan icra takiplerine karşı müvekkillerine etkin savunma hizmetleri sunmaktadır. İtiraz dilekçelerinin hazırlanmasından, itirazın iptali davalarında savunma yapılmasına ve menfi tespit davalarının açılmasına kadar tüm süreçte, hak kayıplarınızı önlemek ve haksız borç iddialarına karşı sizi korumak için buradayız.